KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU NEDİR?

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU NEDİR?

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU NEDİR?


GENEL OLARAK

Kasten öldürmeye teşebbüs, failin bir insanın hayatına son vermeyi amaçlayarak bu doğrultuda elverişli hareketlerde bulunmasına rağmen öldürme sonucuna ulaşamaması halinde söz konusu olur. Fail, mağduru öldürürse kasten öldürme suçu, mağdur ölmezse ise teşebbüs hükümleri çerçevesinde cezalandırılacaktır. Bu durumda mağdurun yaralandığı kabul edilir. Önemli olan, somut olayın niteliğine göre failin kasten öldürmeye teşebbüsten mi yoksa kasten yaralama suçundan mı cezalandırılacağının belirlenmesidir. Yargıtay, bu ayrımı yaparken bir dizi sorunun yanıtlanmasını kriter olarak kabul etmiştir. Bu sorular, suçun teşebbüs olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve cezanın tayini açısından önemlidir.

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇUNUN UNSURLARI

Kasten öldürmeye teşebbüsle ilgili özel bir düzenleme bulunmadığından Yargıtay kararları önemlidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2008/184 sayılı kararında dikkate alınması gereken kriterler şunlardır:

  • Taraflar arasında husumet bulunup bulunmadığı,
  • Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı,
  • Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti,
  • Darbelerin hayati bölgelere isabet edip etmediği,
  • Failin fiiline kendiliğinden mi yoksa dış bir engel nedeniyle mi son verdiği,
  • Failin olay sonrası mağdura yönelik davranışları.
  • Taraflar Arasında Husumet Bulunup Bulunmadığı

Bu kriterler, failin eyleminin amacını anlamaya yönelik bir emaredir. Husumet, söz, tutum veya davranışlarla ortaya çıkabilir. Anlaşmazlık, gerginlik, sürtüşme, hakaret veya ailevi problemler husumet nedeni olabilir. Husumetin derecesi, öldürmeye sevk edecek boyutta olmalıdır ve bu durum somut olay çerçevesinde değerlendirilir.


"Sanık … ile katılan …‘ün olaydan uzunca bir süre önce sanığa lakap takma meselesinden dolayı kavga ettikleri, olay tarihinde; sanığın katılanı markete girerken gördüğü, katılanın çıkışını beklediği, kendisine olaydan yaklaşık bir ay kadar önce küfür ettiğini öğrenmesi sebebiyle çıkışta katılanın marketin yan tarafındaki ara sokağa çağırdığı, burada kendisine küfür edip etmediğini sorduğu, katılanın kendisine “küfrettim, iyi yaptım” şeklinde cevaplar vermesine sinirlenen sanık …‘in, cebinden çıkardığı ve ele geçmeyen bıçağı katılana doğru sallamaya başladığı, sanığın bu eylemi neticesinde katılanın, sol ön kolundan, karın ve bel bölgesinden yaralandığı, olayın olduğu sokaktan birlikte çıktıkları, sanığın katılana “bir daha seni burda görmeyeceğim” dediği, katılanın bisikletine binerek sanığın ise yaya olarak olay yerinden uzaklaştıkları, katılanın sadece karnından aldığı bıçak darbesi nedeniyle oluşan yaralanmanın hayati tehlikeye sebep olduğu olayda; sanığın katılanı o an öldürmesine ve eylemine devam etmesine herhangi bir engel olmamasına rağmen eylemine son vermesi, sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumetin öldürmeyi gerektirecek nitelikte olmadığı dikkate alınarak, sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmıştır." (Y1CD-K.2021/5876).


Olayda Kullanılan Vasıtanın Öldürmeye Elverişli Olup Olmadığı

Failin kullandığı vasıta, kastın tespitinde önemlidir. Örneğin, yumrukla yapılan bir kavgada öldürme kastı genellikle kabul edilmez. Yargıtay, bıçak ve ateşli silahları genelde öldürmeye elverişli kabul eder.

"Sanığın suçu işlemeye elverişli 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçakla mağdur …‘de hedef aldığı vücut bölgesi nazara alındığında, sanık …‘ın eylemi ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülerek sanığın nitelikli kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, bozma nedenidir." (Y1CD-K.2021/9125).


Mağdurdaki Darbe Sayısı, Şiddeti ve Darbenin Yönü / 4. Darbenin Hayati Organlara İsabet Edip Etmediği

Mağdurdaki darbe sayısı, şiddeti ve hayati organlara isabet, kastın belirlenmesinde önemli unsurlardır. Hayati organlara yönelik darbeler öldürme kastına işaret eder.

"Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik eyleminde mağdura isabet eden darbe sayısı, onu sırtından, batından, göğüsten ve koldan olmak üzere 4 yerinden bıçaklamış olması, darbelerin şiddeti, kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olması, darbelerin çoğunluğunun hayati bölgelere yönelmesi ve sonuçta katılanın hayati tehlike geçirmiş olması nedenleri ile eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kasten yaralama suçundan ceza verilmesi, bozma nedenidir." (Y1CD-K.2018/417).

"Engel hal bulunmamasıyla birlikte darbe sayısının tek oluşu ve yara yerine göre sanık …’un, öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan TCK’nin 87/4. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca ve aynı Kanunun 61. maddesi gereğince üst sınıra yakın bir temel ceza ile cezalandırılması yerine, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi bozma nedenidir." (Y1CD-K.2019/5491).


Failin Fiiline Kendiliğinden Mi Yoksa Dış Bir Engel Nedeniyle Mi Son Verdiği

Failin eylemine devam etme imkânı varken kendi iradesiyle vazgeçmesi, öldürme kastını reddetmede önemli bir göstergedir. Ancak eyleme dışarıdan bir müdahale nedeniyle son verilmişse bu durum kastın yaralamaya yönelik olduğunu göstermez.

"Katılanın hayati bölgeleri yerine bacaklarına doğru ateş edilerek yaralanması, taraflar arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektiren bir husumet bulunmaması, katılan yaralandıktan sonra sanığın engel hal bulunmamasına rağmen eylemini devam ettirmemesi, uzmanlık raporuna göre atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin bu yöndeki (kasten yaralama) kabul, gerekçe ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir." (Y1CD-K.2021/7353).


Failin Olay Sonrası Mağdura Yönelik Davranışları

Failin, mağduru hayatta tutmaya yönelik davranışları öldürme kastının bulunmadığını gösterebilir.

"Sanıkların olay günü babasına ait terzi dükkanında oturmakta olan katılana “Sincar’ın oğlu sen misin” diye sorup, evet diye yanıtlaması üzerine hep birlikte saldırarak, kafatasında açık çökme kırığı, baş bölgesinde 7 adet kesi ve hayati tehlike oluşturacak şekilde yaraladıkları olayda; olay yerinde kanlı taş bulunması, sanıkların ellerinde taş, silah ve makas olduğu halde hep birlikte katılana vurduklarına ve bir kısım sanıklar tarafından tutularak engellendiklerine dair tanık anlatımları, doktor raporları, teşhis tutanakları, hedef alınan bölge, sanıklar ile katılanın ailesi arasındaki husumet ile sanıkların olay sonrası davranışları hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine dair kabul, gerekçe ve takdirinde bir isabetsizlik yoktur." (Y1CD-K.2017/4917).

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇUNUN CEZASI

Kasten öldürme suçunun basit (TCK m.81) veya nitelikli (TCK m.82) halleri vardır. Teşebbüs halinde ceza, işlenmek istenen suçun niteliğine göre belirlenir.

Basit Kasten Öldürmeye Teşebbüs: 9 yıldan 15 yıla kadar hapis.

Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs: 13 yıldan 20 yıla kadar hapis.

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS HALİNDE FAİLE VERİLECEK CEZAYI AZALTAN HALLER

  • Haksız Tahrik (TCK m.29)

Haksız fiilin etkisiyle suç işleyen failin cezasında 1/4 ile 3/4 arasında indirim yapılabilir.

  • Meşru Müdafaa (TCK m.25)

Meşru müdafaa halinde failin ceza sorumluluğu tamamen ortadan kalkar.

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS HALİNDE YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME

Son icra hareketinin gerçekleştiği yer Ağır Ceza Mahkemesi yetkilidir.

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS HALİ ŞİKAYETE TABİ MİDİR?

Şikayete tabi değildir, Cumhuriyet Savcılığı tarafından re’sen soruşturulur.

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS HALİNDE ZAMANAŞIMI

Dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS HALİNDE HAPİS CEZASI ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLEBİLİR Mİ?

Hayır, çevrilemez.

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS HALİNDE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI (HAGB)

HAGB kararı verilebilir.

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS HALİNDE CEZANIN ERTELENMESİ

Cezanın ertelenmesi mümkündür.

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇUNA İLİŞKİN EMSAL YARGITAY KARARLARI

1- Nitelikli Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs Suçunda Cezanın Belirlenmesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2021/7725 Sayılı Karar

Olay günü ayrı yaşayan ve boşanma davası devam eden, daha önce de mağduru tehdit eden sanığın, yolda yürüyen mağduru yakalayarak 4 tanesi batına ve göğüse nafiz olup pnömotoraksa, mide ve barsak yaralanmalarına, hayati tehlike geçirmesine neden olan diğerleri hafif nitelikte toplam sekiz bıçak darbesi ile öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşılan olayda;

1- Sanığın süregelen sorumsuzluk, darp, tehdit gibi eylemlerinin süreci başlatan ilk haksız nitelikteki hareketler olduğu, dolayısıyla ilk haksız hareketin sanıktan geldiği ve mağdurun bu eylemlere karşı olay sırasında veya öncesinde karşılıklı olarak hakaret ettiği kabul edilse bile, haksız tahrikte dengenin sanık lehine bozulmadığı nazara alınarak sanık hakkında yasal koşulları oluşmayan TCK’nin 29. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,

2- Sanığın mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetildiğinde, daha vahim hallerin varlığı da düşünülerek 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35. maddesi uyarınca vasati seviyelerin üzerinde ve fakat üst sınırdan bir miktar uzaklaşılarak cezalandırılması yeterli iken, üst sınıra çok yakın olacak şekilde bir cezaya hükmedilmesi, bozma nedenidir.

2- Eşini Kasten Öldürme Suçundan Yargılanan Sanık

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2015/4344 Esas, 2016/2802 Karar

Sanık ile maktül 2006 yılında evlenmiş, bu evlilikten müşterek bir çocuğu bulunmaktadır. Taraflar 2012 yılında anlaşmalı olarak boşanmış, boşanma sonrası sanık evden ayrılmıştır. Sanık ile maktulün boşanma öncesi ve boşanma sonrasında adli makamlara yansıyan uyuşmazlıkları bulunmaktadır. Bir dosyada sanık, maktule karşı ”Kızımızı da öldüreceğim, seni de öldüreceğim, sen namussuzsun” tarzında sözler sarf ettiği tespit edilmiştir. Sanığın sarf etmiş olduğu bu sözler nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır. Mahkemede dinlenen tanıklardan birisi sanığın kendisi tarafından aracılık yapmasını istemiş, maktulü kast ederek on gün süresi olduğunu, maktulün barışmaması halinde gözü önünde çocuğunu, akabinde maktulü öldüreceği yönünde branda bulunmuştur.

Diğer tanık ise olay günü sanığın ”Bugün moralim bozuk, bir cinayet işleyeceğim” dediğine dair beyanda bulunmuştur. Başka bir tanık ise sanığın iki üç ay öncesinde kendisine hem eşini hem de eşinin annesini vuracağına dair beyanda bulunmuştur. Bunun yanında sanık, olaydan bir hafta önce maktulü vuracağını kızına söylemiştir. Kamera kayıtlarından olay günü saat 14:30’da sanık, aracını park etmiş ve sonrasında av tüfeğini alarak maktulün üzerine yürümüş, maktul bir iş yerine kızı ile birlikte girerek kaçmaya başlamış ve sanık yakın mesafeden maktulün sırtına doğru 10 el ateş etmiştir. Saat 14:03:52’de olay yerinden aracıyla kaçarak hızla uzaklaşmış, maktul ateşli silah yaralanması neticesinde hayatını kaybetmiştir.

Sanık hakkında ağır ceza mahkemesince kasten öldürme suçundan yargılama yapılmıştır. Sanık hakkında 17 yıl hapis cezasına hükmedilmiş, verilen mahkumiyet kararına karşılık bozma talepli temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Katılanlar temyiz başvurusunda duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ancak katılanların duruşmalı inceleme isteme yetkisi bulunmadığından, talep, Yargıtay tarafından reddedilmiştir.

 Yargıtay, tüm dosya içeriğinden sanığın öldürme kararı verdiğini ve eyleminin tasarlamaya elverişli olduğunu belirterek mahkemenin tasarlayarak adam öldürme suçundan hüküm kurması gerektiğini belirtmiştir. Mahkemenin vermiş olduğu kasten adam öldürme suçundan hüküm doğru bulunmamış ve Yargıtay tarafından oy birliği ile bozma kararı verilmiştir.


05447446072