Ecrimisil Davasına Cevap Dilekçesi Örneği
*** ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DOSYA NO : ***
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av. Nasrullah Kayra BOZKURT
DAVACI : ***
KONU : Cevap Dilekçemizin Sunulmasından İbarettir.
AÇIKLAMALAR
Davacılar dava dilekçesinde bahsetmiş oldukları konularda haksızlardır. Dava dilekçesine usul ve esas yönünden itiraz etmekteyiz. Şöyle ki;
A. USUL YÖNÜNDEN İTİRAZLARIMIZ.
1- İntifadan Men-ihtar Şartı...
Davacı, dava konusu ecrimisil talepleri için daha önce müvekkilden, sözlü ya da yazılı herhangi bir talebi olmamıştır. Ecrimisil hakkı 4721 sayılı TMY m 683'te belirtilmiştir. Ancak şartları yerleşik Yargıtay İçtihatlarında belirtilmiştir. Bu şartlardan en önemlisi "ortakların birbirlerinden ecrimisil isteyebilmesi için intifadan men koşulunu gerçekleşmiş olması gerekmektedir." Nitekim davacı müvekkili dava konusu taşınmazlar için sözlü veya yazılı herhangi bir intifadan men ettiklerini beyan eden bir girişimde bulunmamıştır.
Davacı tarafından intifadan men koşulunun gerçekleştiğine yönelik olarak taraflarca açılan ortaklığın giderilmesine ilişkin dava ikame edildiği iddia edilmiştir. Söz konusu dava *** Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmektedir. Davanın esas numarası*** sayılı dosyaya kayıtlı olup; dava 2025 yılnıda ikame edilmiştir. Davacının 2025 yılından öncesine ilişkin herhangi bir ecrimisil talebinin bulunması hukuka aykırıdır ve reddine karar verilmelidir. Yine dava konusu taşınmazlar yönünden müvekkilin 2025 yılı içerisinde de herhangi bir fiili işgali mevcut değildir. Bu yönden el atmanın önlenmesine ilişkin talep yönünden hukuki yarar bulunmamaktadır.
1a. Davacı, dava dilekçesinde taşınmaz tarlaların dışında, bir de müştemilatın bulunduğunu, müştemilatın da müvekkil tarafından kullanıldığını, müştemilatın kiraya verilerek gelir elde edildiğini diğer tarla tipi taşınmazların doğal ürün veren yer niteliğinde olduğunu ve bu nedenle Yargı kararları neticesinde intifadan men koşulunun gerçekleşmesinin aranmadığını iddia etmiştir. DAVACININ İDDİALARI HUKUKİ MESNETTEN YOKSUN OLDUĞU GİBİ TARAFIMIZCA KABUL EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. ZİRA kabul anlamına gelmemek ile birlikte; öncelikle davacının belirtmiş olduğu müştemilatın kiraya verilmesi söz konusu dahi edilemeyecek nitelikte bir taşınmaz olup; kullanılamayan bir yerdir. Müvekkilin burayı kiraya verdiği, semerelerinden yararlandığı iddiası mesnetsiz olup, soyut niteliktedir. Yargıtay kararlarında da bu husus "işyeri konut gibi kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması" şeklinde belirtilmiş olup; müvekkilim müştemilatı kullanmadığı gibi söz konusu taşınmaz kiraya verilecek nitelikte bir yer değildir. Genel dava konusu taşınmazlardan hiçbiri başlı başına gelir getiren işletme niteliğinde de değildir.
Yine davalı, tarla tipi olan taşınmazlar doğal ürün veren yer olarak nitelendirilmiştir. Taşınmazların müvekkil tarafından kullanıldığını kabul etmemek ile birlikte; taşınmazlar tarla niteliğinde olup; doğal ürün veren yer sıfatına haiz olmadıkları gibi taşınmazlar üzerinde kendiliğinden oluşan ot, fındık, çay yahut benzeri bir ürün yetişmemektedir. Sarıoğlan ilçesi üzerinde bulunan hiçbir taşınmazda bu tür doğal ürün veren taşınmaz bulunmamaktadır. Bu nedenle bu taşınmazların doğal ürün verdiğinin iddiası kötüniyetli ve intifadan men koşulundan haksız yere kurtulmak gayesiyle iddia edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 05.12.2019 T. 2018/4221 E. 2019/11000 K.
"Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı ilamı)
Somut olaya gelince; Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 23 parsel sayılı taşınmazda yer alan 10 nolu bağımsız bölümün 3/8 hissesinin kayden davacıya, 3/8 hissesinin davalı ...’e 2/8 hissesinin davalı ...’e ait olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda izah edildiği üzere davalıların kullanımında olan bağımsız bölüm için davacı paydaşın ecrimisil talep edebilmesi diğer paydaş davalıları intifadan men etmesi şartına bağlıdır. Her ne kadar; Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1007 Esas ve 2012/1318 Karar sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açılmış ise de ecrimisil dava tarihinden sonra açılan ortaklığın giderilmesi davasının intifadan men koşulunu sağladığı düşünülemez. Öte yandan; davalı tanığı ... beyanında özetle, davalıların murisin sağlığından birlikte ikamet ettiklerini, murisin vefatından sonra davalı annesine bakılması karşılığında davalıların bu taşınmazda oturmalarına muvafakat ettiğini beyan etmiştir.Bu durumda mahkemece, davalıların kullanımının rızaya dayalı olduğu ve intifadan men koşulu sağlanmadığı gerekçesiyle ecrimisil talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ecrimisil bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, "
2- Zamanaşımı Defi...
Davacı dilekçesinde neticei talebinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş, her kira döneminden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte ecrimisil talebinde bulunmuştur. Ancak davacı, işbu ecrimisil konusunda en fazla 5 yıllık ecrimisil talep etmek hakkına sahiptir. Davacının isteyebileceği 5 yıldan fazla olan ecrimisil taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek itiraz ettiğimizi beyan ederiz.
B. ESAS YÖNÜNDEN İTİRAZLARIMIZ.
1- Müvekkilim ***, davacı gibi dava konusu taşınmazların mirasçısı konumundadır. Davacı, müvekkilim söz konusu taşınmazları 15 yılı aşkın süredir haksız bir şekilde kullandığını iddia etmektedir.
Bu iddia kötüniyetli olduğu gibi hayatın olağan akışına da aykırıdır. Öncelikle dava konusu taşınmazlar müvekkil tarafından ekilip biçilmediği için davacıya karşı herhangi bir ecrimisil ödemesi yapmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Davacıların ecrimisil talep edebilmesi için öncelikle haksız bir işgalin ve bu hususta müvekkilime karşı intifadan men koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Ancak buna ilişkin olarak gerçekleşmiş herhangi bir durum mevcut değildir.
2- Davacı, müvekkilimin dava konusu taşınmazları 15 yıldır işgal ettiğini, ekip biçtiğini iddia etmektedir. Bu durumda hayatın olağan akışına aykırıdır. Bir kimsenin herhangi bir taşınmazı, haksız, nifaksız ve karşısındakinin rızası bulunmaksızın 15 yıl boyunca kullanması mümkün değildir. Davacı, müvekkilim ile olan kişisel husumeti sebebiyle iş bu davayı ikame etmiştir.
3- Söz konusu taşınmazların müvekkil tarafından ekilip biçildiğini kabul etmemek ile birlikte; Davacı, dava dilekçesinde her yıl için ecrimisil talebinde bulunmuştur. Ancak dava konusu taşınmazlar nitelikleri itibariyle susuz tarım yapılan yani kıraç tarlalardır. Bu tür tarlalar üzerinde tarım yapılırken 1 yıl ekim yapılsa da diğer yıl tarla nadasa yani dinlenmeye bırakılır. Örneğin 2021 yılında ekim yapılan ürün alınan tarla 2022 yılında dinlendirilir, 2023 yılında ekim yapılır 2024 yılında dinlendirilir. Davacının dava konusu taşınmazların dinlendiği yıllar için ecrimisil talep etmesi hakkaniyete uygun değildir. Mahkemece yapılacak değerlendirme de nadas hususunun dikkat edilerek karar verilmesini talep etmekteyiz.
4- Belirtmek isteriz ki: Dava konusu taşınmazlara yönelik olarak davacı ve müvekkilim dışında dava konusu taşınmazların mirasçı sıfatıyla başkaca paydaşları bulunmaktadır. Diğer paydaşlar da huzurdaki dava sırasında dinlenildiği takdirde, dava konusu taşınmaz üzerinde haksız bir el atmanın bulunmadığı hususu sarih olacaktır. Nitekim El atmanın önlenmesi olabilmesi için elbirliği mülkiyetinin olmaması gerekmektedir. En azından paylı mülkiyette pay sahibi payından daha fazlasını kullandığı için bu durum ile karşı karşıya kalması gerekmektedir. Burada el birliği mülkiyeti mevcut olup el atmanın önlenmesi dinlenemez. Zaten bu sebeple ortaklığın giderilmesi davası açılması gerekmektedir.
5- Yukarıda belirttiğimiz beyanlar ve yargı kararlarına da dikkat edildiği vakit öncelikle söz konusu intifadan men koşulunun gerçekleşmemiş olmasından ötürü ve müvekkilim tarafından herhangi bir ekim ve dikim faaliyeti gerçekleştirilmediği için davalarının reddine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda da TMK' na göre takas mahsup ve zorunlu masraflar noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER: 4721 S. K. M., HMK, TMK Ve diğer yasal mevzuat
HUKUKİ DELİLLER :
1- Taşınmazlara Ait Tapu Kayıtları (Tapu Sicil Müdürlüğünden Celp Edilmesi)
2- TaşınmazlaraAit Çap Örnekleri ( Kadastro Müdürlüğünden Celp Edilmesi)
3- TaşınmazlaraAit İmar Durumu ( *** Belediyesi’nden Celp Edilmesi)
4- Yemin
5- Bilirkişi
6- Keşif
7- Tanık
8- Yemin
9- Veraset ilamı
10- Sair Yasal Deliller
NETİCEİ TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden ötürü;
1- Usul yönünden itirazlarımız değerlendirilerek davanın REDDİNE,
2- Davanın usulen reddi yönünde karar verilmeyecekse esas yönünden beyanlarımız değerlendirilerek öncelikle intifadan men koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle davacıların davasının REDDİNE,
3- Davanın esası yönünden olası reddine karar verilmeyecek olması durumunda, takas mahsup ve zorunlu masrafların dikkate alınarak bedelden düşülmesine,
4- Yargılama giderleri ile vekalet ücretini öncelikle davacıdan tahsiline karar verilmesini vekaleten saygıyla arz ve talep ederiz. 2/05/2025
DAVALI VEKİLİ
AV. NASRULLAH KAYRA BOZKURT
¸


