FETÖ/PYD Yargılamanın Yenilenmesi Talebi
***AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
SANIK : ***
MÜDAFİİ : Av. Nasrullah Kayra BOZKURT, Kayseri B. 4383
KARAR TARİHİ VE NOSU: ***
KONU : Yargılamanın Yenilenmesi Talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1-) Müvekkilim Mahkemenizin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edilmiş, karar 3. Ceza Dairesi’nin *** Esas ve *** Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
2-) Emsal Hükümler aleyhine Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurular, AYM tarafından sonuçlandırılarak "Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA" karar verilerek verilen hükümler kaldırılmıştır.
3-) Özellikle 2023/102251 Başvurulu numaralı Hüda Kaya başvurusundan atıf yapmamız gerekirse, söz konusu 25/02/2025 tarihli hükmün 76 Numaralı bendinde "Ancak meydana gelen şiddet olayları ve ölümler ile başvurucunun herhangi bir eylemi arasında illiyet bağı bulunduğunu gösteren bir delil ortaya konulmamıştır. Başvurucunun söz konusu şiddet eylemlerini azmettirdiği veya bu eylemleri yönettiği ya da böylesi suç oluşturan davranışları desteklediği konusunda bir delil bulunmamaktadır. Başvurucunun üzerine atılı suçlara ilişkin muhtemel cezai sorumluluğunun hangi olay/olguya veya suç teşkil eden eyleme dayandığı açık şekilde belirtilmemiştir. Söz konusu olaylar ile başvurucunun tutukluluğu arasında yaklaşık on yıl geçmesine rağmen başvurucu aleyhindeki suçlamaları destekleyen kuvvetli bir şüphenin var olduğuna objektif bir gözlemciyi ikna edebilecek yeni bir delil de ortaya konulmamıştır. Denilmiş, YİNE HÜKMÜN 78 NUMARALI BENDİNDE "Son olarak soruşturmada başvurucuyla ilgili HTS verilerinin de suçlama konusu yapıldığı anlaşılmıştır. Bu HTS kayıtlarının dokuz yıllık bir süreye ilişkin olduğu görülmüştür. Bu zaman zarfında bir siyasetçinin onlarca farklı kişi ile görüşmesi olağan bir durumdur. Pek çok kişinin çeşitli sebeplerle irtibat kurmak isteyeceği bir siyasetçinin kendisini arayan kişilerin kim olduğunu bilmemesi dahi mümkündür. Bu durumda somut olayın koşulları itibarıyla -içeriği belli olmayan- bu telefon görüşme kayıtlarının başvurucuya isnat edilen suçlar bakımından kuvvetli suç belirtisi olarak kabulü mümkün görülmemiştir (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. Mustafa Açay, B. No: 2016/66638, 3/7/2019, § 61; İlker Deniz Yücel, B. No: 2017/16589, 28/5/2019, § 86; Murat Aksoy [GK], B. No: 2016/30112, 2/5/2019, § 79)." şeklinde hüküm kurulmuştur. (EK- 1 AYM Hüda Kaya Başvurusu)
Nitekim Sayın Mahkemeniz nezdinde yapılan yargılamada müvekkilimin üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin gerekçe yalnızca müvekkil ***'in ankesörlü telefondan aranmış olmasıdır. Bu husus hiçbir yan delille desteklenmediği gibi yargılama neticesinde müvekkil aleyhine başkaca herhangi bir delile rastlanmamıştır. Müvekkilime yapılan aramaların ardışık bir düzene sahip olmadığı gibi belirli bir periyot ya da tarih aralığına da dayanmadığı sabittir. Ancak buna rağmen müvekkilim hakkında ankesörlü telefon aramaları gerekçe gösterilerek müvekkilin mahkumiyetine karar verilmiştir.
Özellikle belirtmek isteriz ki: Ardışık aramaların yapıldığı tarihler 2012-2013 yıllarını kapsamaktadır. FETÖ/PDY yapılanmasının silahlı terör örgütü niteliğinin yargı kararlarıyla kabulü 15/07/2016 tarihinden sonradır. 17-25 Aralık kriterine bile uygun olmayan aramalar suç sayılmıştır.
4-) Yine 16/07/2026 karar tarihli, 2021/64346 Başvuru Numaralı Burak Büyükkaya başvurusunda Yargıtay, kişilerin sabit veya ankesörlü hatlarla örgütsel iletişim kurma yöntemi uyarınca FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasına dâhil olup olmadıklarının hukuki bir kesinlik içinde ortaya konulabilmesi için -somut olayın özelliğine göre- yapılması gerekli görülen araştırma işlemlerini içtihatlarında açıkça belirlemiştir (Murat Albayrak [GK], B. No: 2020/16168, 8/3/2023, §§ 127-132; ayrıca bkz. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 20/11/2024 tarihli ve E.2024/705, K.2024/15150 sayılı; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 19/11/2024 tarihli ve E.2022/6992, K.2024/14586 sayılı; Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 21/10/2024 tarihli ve E.2022/3927, K.2024/11894 sayılı kararları).
20. Bu çerçevede Yargıtayın anılan kararlarında sanıkla birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının araştırılması, ardışık aranan diğer şahıslar hakkında soruşturma bulunması hâlinde bu kişilerin tüm aşama ifadelerinin getirtilerek gerekirse tanık olarak dinlenmesinin sağlanması,sanığın kullandığını bildirdiği GSM hattı dışında operasyonel ve/veya patates hat (kimlik bilgileri sahte veya başkalarının adına alınmış telefon hattı) kullanıp kullanmadığına yönelik yetkili kurumlar nezdinde araştırma yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca sanıkların bütün görev yerlerini kapsayan HTS kayıtları getirtilerek üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda “gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadıkları, ardışık aramaya dâhil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı” hususlarını gösterir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa onaylı örneklerinin getirilerek duruşmada4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, anılan Kanun'un 210. maddesi kapsamında tek veya belirleyici ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği de ifade edilmiştir (R.T. [GK], B. No: 2021/47924, 29/5/2025, § 25). (EK-2 BURAK BÜYÜKKAYA BAŞVURUSU) denilmiştir.
Müvekkilim hakkında Sayın Mahkemeniz nezdinde yapılan yargılamada Yargıtay'ın bu kriterlerine yönelik olarak herhangi bir tespit ya da inceleme yapılmamıştır. Yargılama sırasında alınan tek rapor müvekkile yapılan aramalarının tarih, zaman, görüşme sürelerine ilişkin olup; yapılan aramaların kimler arasında yapıldığı bu aramalarda neler görüşüldüğüne ilişkin herhangi bir destekleyici delil elde edilmeden hüküm verilmiştir. Yine dilekçemizin ekinde sunmuş olduğumuz emsal AYM kararlarında müvekkilim hakkında verilen hükme emsal olan birçok kararın AYM tarafından kaldırıldığı, yapılan yargılamalarda anayasal hakların açıkça ihlal edildiğine yönelik hükümler verildiği görülmektedir.
Her ne kadar müvekkil hakkında tarafımızca Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru derdest halde bulunsa da; müvekkilimin haksız bir cezanın infazına sürüklenmiş olması kabul edilemez bir durumdur. Yine müvekkilim lehine AYM tarafından verilecek bir hüküm neticesinde müvekkile ödenecek hiçbir tazminat müvekkilimin özgürlüğünden mahrum kaldığı sürenin telafisi mümkün değildir. Aynı zamanda müvekkilimin isnat edilen suçun niteliği itibarıyla oluşan manevi mağduriyette yoğundur. Müvekkil hakkında yerel mahkeme neticesinde yapılan yargılama dosyası incelenip; dilekçemizin ek'inde sunulmuş olan emsal AYM kararları ile karşılaştırıldığında müvekkilin anayasal haklarının açıkça ihlal edildiği ve haksız bir cezanın infazını sürdürdüğü sabit olacaktır.
5-) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/f maddesi gereğince müvekkilimin yeniden yargılanması gerekmektedir. Bununla birlikte müvekkilimin cezaevinde kaldığı süre göz önünde tutularak infazın ertelenmesine de karar verilmelidir.
DELİLLER: 1- AYM 2023/102251 Başvuru Numaralı Hüda Kaya Başvurusu
2- AYM 2021/64346 Başvuru Numaralı Burak Büyükkaya Başvurusu
3- AYM 2022/88597 Başvuru Numaralı Hakan Yağcı Başvurusu
4- AYM 2021/48164 Başvuru Numaralı Hasan Önal Başvurusu
5- Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/380 E. 2023/2851 K.
6- AİHM Strazburg 1595/20 Başvuru No, 22 Temmuz 2025 Demirhan ve Diğerleri
7- AİHM Strazburg 18693/20 Başvuru No, 16 Aralık 2025 Karslı ve Diğerleri
8- AİHM Strazburg 39586/20 Başvuru No, 16 Aralık 2025 Bozyokuş ve Diğerleri
9- AİHM Strazburg 57837/19 Başvuru No, 16 Aralık 2025 Seyhan ve Diğerleri
10- 5271 S. K. m. 311.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, kesinleşen hükmün infazı hâlinde telafisi güç zararlar doğacağından infazın durdurulmasına, Yargılamanın Yenilenmesi sebeplerinin kabul edilerek yeniden yargılama yapılmasına, mahkumiyet kararının kaldırılarak müvekkilin beraatine, hükmün iptaline ilişkin kararın Resmi Gazetede yayımlanmasına karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. 20/02/2026
SANIK MÜDAFİ
AV. NASRULLAH KAYRA BOZKURT


