Hırsızlık Suçu İstinaf Dilekçesi
KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİNE
Gönderilmek Üzere
*** ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO :***
DAVACI : K.H
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN
SANIK : ***
MÜDAFİ : Av. Nasrullah Kayra BOZKURT- Kayseri Barosu 4383
SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Verme
KONU : *** Asliye Ceza Mahkemesi'nin *** E. Ve *** K. Sayılı ilamına karşı istinaf başvuru dilekçemizin sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR
*** Cumhuriyet Başsavcılığı’nın *** E. sayılı soruşturması kapsamında ***2023 tarihli “Hırsızlık” ve “Mala Zarar Verme” suçlarına ilişkin olarak,***2024 tarihli iddianame ile müvekkilim *** hakkında kamu davası açılmıştır.
Ancak dosya kapsamında müvekkilimin üzerine atılı suçlarla ilgili herhangi bir somut delil mevcut değildir. Müvekkil aleyhine toplanan hiçbir delil, isnat edilen suçların işlendiğini ortaya koymamaktadır. Buna rağmen, yerel mahkeme tarafından iddia makamının olayın nasıl gerçekleştiğini dahi açıklamayan mütalaasına dayanılarak müvekkil hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bu sebeple iş bu karara karşı istinaf yoluna başvurma zarureti doğmuştur. Şöyle ki:
A- DOSYA KAPSAMINDA *** CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI TARAFINDAN TOPLANAN DELİLLER, VE YARGILAMA SIRASINDA ALINAN İFADELER NETİCESİNDE MÜVEKKİLİN ÜZERİNE ATILI SUÇU İŞLEDİĞİNE YÖNELİK HERHANGİ BİR SOMUT DELİL BULUNMAMAKTADIR.
Yargılama neticesinde toplanılan deliller; taraf beyanları, tanık beyanları, iletişimin tespitine yönelik gelen BTK'dan alınan rapor, kamera kayıtlarının çözümlenmesine yönelik alınan bilirkişi raporu tek tek incelendiğinde açıkça müvekkilin üzerine atılı suçu oluşturmadığı görülmektedir. Dosya Kapsamında bulunan bütün deliller tek tek incelenecek olursa:
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Müşteki, şüpheliler ve bilgi sahibi ifade tutanakları, bilirkişi raporu, kamera görüntüleri inceleme tutanağı, nüfus -sabıka kaydı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; müştekinin aracını park ettiği, ertesi gün aracının yanına gittiğinde sağ yolcu kapı camının zorlanarak açıldığını ve oto teybi ile lazer metresinin çalındığını fark ettiği, aracın sağ arka sürgülü kapı camının kısmen açık ve kilit mandalının kırık olduğunun, aracın teyp yerinin boş olduğunun tespit edildiği, görüntü izleme ve tespit tutanağı içeriğine göre ise 2 kişinin olay gecesi birbirine yakın noktada 6 ayrı araçtan hırsızlık eyleminde bulunduğunun belirlendiği, müştekinin aracına yönelik eylem görüntü alanının dışında olduğu ancak 2 kişinin aracın park halde olduğu sokağa girip çıktığı ve birinin koltuk altında oto teybi olduğu değerlendirilen eşyayı taşımakta olduğu, sanık ***’ın soruşturma aşamasında alınan savunmasında *** isimli kişinin yanında çalıştığını ve *** ile 2 yıl önce görüştüğünü beyan ettiği, ancak ***’in ise ***’ın beyanlarını doğrulamadığı, ***’nın ise soruşturma aşamasında ***’ı 2 ay önce gördüğünü beyan ettiği, sanık ***’ın kovuşturma aşamasında ise ‘ *** ile birlikte park halindeki müştekinin aracından teyp çaldığımız doğrudur sabaha karşı saat 07:00-08:00 sıralarıydı’ şeklinde ikrarda bulunduğu ve iade ettiklerini söylediği, ancak mağdurun iade hususunu doğrulamadığı, |
Yerel mahkemenin gerekçesi değerlendirildiğinde toplanan deliller neticesinde hangi somut veri ışığında müvekkilin üzerine atılı suçu işlediği saptanmamıştır.
Gerekçede ifade tutanaklarına atıf yapılmıştır, İFADE TUTANAKLARINDA DİĞER SANIK ***'IN BÜTÜN AŞAMALARDAKİ ÇELİŞKİLİ BEYANLARI DIŞINDA MÜVEKKİLİN SUÇU İŞLEDİĞİNE YÖNELİK HERHANGİ BİR VERİ YOKTUR. SANIK ***'DA HER NE KADAR KOVUŞTURMA AŞAMASINDA MÜVEKKİL İLE BİRLİKTE HAREKET ETTİĞİNİ İDDİA ETMİŞ OLSA DA; BU BEYAN NE KAMERA KAYITLARIYLA NE DE BTK RAPORUYLA DESTEKLENMEMEKTEDİR. AYRICA MÜŞTEKİ, HERHANGİ BİR İADE OLAYINI DOĞRULAMAMIŞTIR. TANIK BEYANINDA DA MÜVEKKİLİN ADI GEÇMEMEKTEDİR. BÜTÜN BU DURUMLAR DA DİĞER SANIĞIN BEYANIN GÜVENİLİRLİĞİNİ, GERÇEKLİĞİNİ ZEDELEMEKTEDİR.
KAMERA GÖRÜNTÜLERİNE İLİŞKİN ALINAN RAPORDA KAMERALARDA GÖRÜNTÜLENEN ŞAHSIN MÜVEKKİL OLDUĞUNA İLİŞKİN HERHANGİ BİR TESPİT YAPILAMAMIŞTIR (BU HUSUS AŞAĞIDA AYRINTILI İNCELENMİŞTİR.)
GEREKÇEDE BELİRTİLMEMESİNE KARŞIN BTK RAPORU NETİCESİNDE İKİ SANIK ARASINDA SUÇUN İŞLENDİĞİ TARİHTE, ÖNCESİNDE YA DA SONRASINDA HERHANGİ BİR BAĞLANTI, ARAMA SAPTANAMAMIŞTIR.
NÜFUS VE SABIKA KAYDININ İŞ BU CEZA YARGILAMASINA KONU EDİNİLEMEYECEĞİ SARİHTİR. TARAFIMIZCA BU HUSUSTA AÇIKLAMA YAPILMASINA DAHİL GEREK YOKTUR. SABIKA KAYDI YALNIZCA TAKDİRİ İNDİRİM HUSUSU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLME YAPILABİLİNECEK BİR HUSUSTUR.
OLAYA İLİŞKİN DİNLENİLEN TANIK BEYANINDA MÜVEKKİLİN ADI DAHİL GEÇMEMEKTEDİR.
MÜVEKKİLİN SUÇU İŞLEDİĞİE GEREKÇE EDİLEN DELİL, KOLLUK VE SAVCILIK AŞAMALARINDA SUÇLAMALARI KABUL, KOVUŞTURMA AŞAMASINDA SUÇU İŞLEDİĞİNİ İKRAR EDEN DİĞER SANIĞIN, MÜVEKKİL İLE 2 YIL ÖNCE GÖRÜŞTÜĞÜNÜ SÖYLEMESİNE KARIN MÜVEKKİLİN 2 AY ÖNCE GÖRÜŞTÜKLERİNİ SÖYLEMESİDİR. BU DURUMUN SUÇUN İŞLENMESİ İLE HERHANGİ BİR İLİŞİĞİ OLMADIĞI GİBİ MÜVEKKİLİN ÜZERİNE ATILI SUÇU İŞLEDİĞİNE DELİL OLARAK SUNULAMAYACAKTIR.
B. Kamera Kayıtlarına Yönelik Bilirkişi Raporu Yönünden Ayrıntılı Savunmamız.
Yaşanan olaya ilişkin olarak ***2023 tarihli bölgede bulunan güvenlik kamerala kayıtları toplanmış olup güvenlik kamera kayıtları çözümlenmiştir. Kamera kayıtlarına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda kayıtlarda görülen şüpheli şahsın, müvekkil olduğuna yönelik olarak "YETERSİZ" olduğu tespit edilmiştir. Nitekim tarafımızca da müvekkilin fiziki ve karakteristik yapıları ile kamera kayıtlarında bulunan şüpheli şahsın aynı kişiler olmadığı açıkça görülmektedir. Özellikle belirtmemiz gerekirse bilirkişi raporunun 6. Sayfasının son kısmında şüpheli şahsın, müvekkilim olmadığı barizdir.
ZİRA, kamera kayıtlarındaki şüpheli şahsın, kafa yapısı yüz kısmında öne doğru çıkık olup, elmacık kemikleri dışa doğru, burun kısmının yine çıkık ve burnunun öne doğru uzun olduğu, çene ve dudak yapısının dışa doğru çıkık, yanaklarının kilolu olduğu görülmekteyken;
Müvekkilimin kafa yapısının düz, elmacık kemiklerinin çıkık olmadığı, burun,dudak ve çene yapısının zayıf ve içe doğru olduğu açıkça görülmektedir.
Yine bu hususta uzmanlarla yapılan karşılaştırmalara yönelik aşağıda görsel paylaşılmış olup, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte olması durumunda kamera kayıtlarının yeniden çözümlenmesi adına dosyanın yerel mahkemeye gönderilerek yeni bir bilirkişiye tevdiini talep ederiz.
Kamera görüntülerinde ki şahsın müvekkil ile herhangi bir fiziksel ve karakteristik benzerliği bulunmamakta olup; bu nedenle müvekkilin beraatini talep ederiz.
C. İletişimin Tespitine Yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan Gelen Cevap ve Raporlar Yönünden Ayrıntılı Savunmamız.
İletişimin tespitine yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan gelen cevaplarda da açıkça görüldüğü üzere müvekkilimin diğer şüpheli olay tarihi olan *** saat 23:00 sıralarına yönelik olarak; olayın olduğu gün, olay öncesinde veya olay sonrasında herhangi bir telefon görüşmesi bulunmamaktadır. Yine özellikle belirtmek isteriz ki; olayın gerçekleştiği iddia edilen saatlerde müvekkilimin başka şahıslarla görüşmüş olduğu açıkça görülmektedir. Müvekkilin olay ile herhangi bir ilişiğinin bulunmadığı, şahısların herhangi bir iletişim kurmadan birlikte suç işlemesinin mümkün olmadığı sarihtir. Yine müvekkil olay saatlerinde başka kişilerle aktif olarak görüşme yapmaktayken üzerine atılı suçu işlemiş olması mümkün değildir.
D- ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİNİN DE GÖZETİLEREK MÜVEKKİLİN BERAATİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN; BU HUSUSUN GÖZETİLMEMESİ HUKUKA AYKIRIDIR.
Müvekkil hakkında yapılan soruşturma ve iş bu ceza dosyası kapsamında müvekkilin üzerine atılı suçlara yönelik olarak herhangi bir beyan ya da delilin bulunmamış olması da göz önünde bulundurularak müvekkilin beraatine karar verilmesi gerekmektedir. Zira ceza yargılaması neticesinde sanığın cezalandırılabilmesi için üzerine atılı suçu işlediği hususunda herhangi bir şüpheye yer bırakılmadan sabit olması aranmaktadır. CMK m.223/2-e'ye de göre; yüklenen suçun, sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması halinde, beraat kararı verilir.
"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin şikayetçinin iddiasından başkaca kesin ve açık bir delil elde edilmemesi kaşısına “kuşkudan sanık yaralanır” (in dubio pro reo) ilkesi gereğince sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay (K)15. Ceza Dairesi 2013/11463 E. , 2013/13274 K.)"
"sanığın cezalandırılabilmesi için, katılanın soyut iddialarından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilememesi nedeniyle “kuşkudan sanık yararlanır” (in dubio pro reo) ilkesi gereğince sanığın beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay (K)15. Ceza Dairesi 2013/13337 E. , 2013/13532 K.)."
3a- Ceza Yargılamasının Temel Amacı Maddi Gerçeğin Ortaya Çıkarılmasıdır.
"Ceza muhakemesinin amacı, her somut olayda kanuna ve usulüne uygun olarak toplanan delillerle maddi gerçeğe ulaşıp adaleti sağlamak, suç işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasının önüne geçebilmek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmektir. Gerek 1412 sayılı CMUK, gerekse 5271 sayılı CMK adil, etkin ve hukuka uygun bir yargılama yapılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşmayı amaç edinmiştir. Bu nedenle ulaşılma imkânı bulunan bütün delillerin ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir deyişle, adaletin tam olarak gerçekleşebilmesi için maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet edebilecek tüm kanuni delillerin toplanması ve tartışılması zorunludur." (CGK-K.2020/145).
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak sebeplerle;
*** ceza Mahkemesi'nin *** E. Ve *** K. Sayılı İlamının Usul ve Esasa Aykırı Olması Sebebiyle Kaldırılarak;
Müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olması sebebiyle BERAATİNE;
Sayın Mahkeme Aksi Kanaatte ise müvekkilin üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil olmaması sebebiyle Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Gereğince BERAATİNE,
Sayın Mahkemenizce müvekkilin üzerine atılı suçu işlediğinin kabulü halinde müvekkil lehine hükümlerin uygulanarak alt sınırdan ceza tayinine karar verilmesini,
Vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hazine üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. 05.8.2025
SANIK MÜDAFİİ
AV. NASRULLAH KAYRA BOZKURT
e-imzalıdır.


