Hukuka Aykırı Arama Nedeniyle İstinaf Dilekçesi (Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu)
*** BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Gönderilmek Üzere
*** ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
ESAS : ***
KARAR : ***
SANIK : ***
MÜDAFİ : AV. NASRULLAH KAYRA BOZKURT
KONU : İSTİNAF BAŞVURUSU (BERAAT TALEPLİ)
AÇIKLAMA : Yerel mahkemece verilen karar usul ve esas açısından yasalarımıza ve yerleşik içtihatlarımıza aykırıdır şöyle ki;
1.. Polis Tarafından Yapılan Arama, "Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 28. Maddesine Aykırıdır. Yine Polis tarafından müvekkilin ve yanında bulunan kişinin ayrıca araçlarının aranması hukuka aykırı şekilde tezahür etmiştir.
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin Karar veya yazılı emir üzerine üst ve eşya aramasının icrası başlıklı 28. Maddesinde
"b) Arama, aynı cinsiyetten görevliler tarafından yapılır; arama işlemi kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir.
c) Arama, kişinin utanma duygusunu en az ihlâl edecek bir şekilde yapılır; önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarttırılır; bedenin alt kısmındaki giysiler, üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarttırılır. Bu giysiler mutlaka aranır.
d) Arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özen gösterilir." şeklinde sayılmıştır. İş bu yönetmeliğinin ihlalinde yapılan aramanın hukuka aykırı olacağı açıkça belirtilmiştir.
Huzurda görülen olaya dair polis arama tutanaklarında, söz konusu uyuşturucu maddenin Sanık ***'ın eşofmanının arka kısmına sıkıştırılmış olarak saklandığı iddia edilmiştir. Ancak bu husus tamamıyla yalandan ibarettir. Zira sanık üzerinden bulunan maddenin ağırlığı 0,085 gramdır. Bu kadar ufak bir maddenin belirtilen yerde durması maddi olarak imkansızdır. Sanık ***'ı arayan polisler söz konusu uyuşturucu maddeyi sanığın iç çamaşırının içinden çıkarmışlardır. Hukuka aykırı olan delil, hukuka uygun gibi lanse edilmek amacıyla tutanağa eşofmanın arka tarafında beline sıkıştırılmış olarak düzenlenmiştir.
Nitekim bu hususun hukuka aykırı olduğu, kanun, Anayasa ve Yargıtay kararlarında açıkça belirtilmiştir.
Anayasanın 38. maddesinin 6. fıkrasına göre; "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez."
YARGITAY CEZA GENEL KURULU, 2019/329 E. Ve 2021/208 K. SAYILI İLAMI
Yakalama kişinin özgürlüğünü kısıtlayıcı bir koruma tedbiridir. Bu niteliği gereği üst arama işlemine göre daha geniş kapsamlı bir işlemdir. Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemleri düzenleyen CMK’nın 90/4. maddesi gereğince de, kolluk yakaladığı kişinin kaçmasını, kendisine ya da başkalarına zarar vermesini engelleyecek tedbirleri almalıdır. Bu bağlamda kişinin yakalanmasından sonra tedbir olarak kaba üst araması yapılabilir. Ayrıca karar alınmasına gerek olmayan bu arama işlemi, en kısa zamanda ve dikkatli bir biçimde elle yoklama şeklinde yapılmalıdır. Bu şekilde yapılan işlem diğer bir anlatımla yoklama bir arama değildir. Bu nedenle arama prosedürüne uyulmasına da gerek bulunmamaktadır. Ancak yapılan yoklamanın arama boyutuna ulaşmaması gerekir (Veli Özer Özbek-Koray Doğan-Pınar Bacaksız-İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 9. Baskı, 2017, s.305). Yakalanan kişinin üstündeki kıyafetlerin tamamen çıkarılması ve beden çukurlarının aranması ise mümkün değildir.
Sanığın iç çamaşırı içerisinde yapılan arama işleminin, PVSK’nın 4/A maddesi kapsamında yoklama ve kontrol olarak değerlendirilemeyeceği, dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerinde arama yapılmasına olanak sağlayan arama kararı ya da yazılı arama emri ile derhâl işlem yapılmadığı takdirde işlendiği iddia edilen suçun iz, eser, emare ve delillerinin kaybolacağına diğer bir anlatımla gecikmesinde sakınca bulunduğuna ilişkin hiçbir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, dolayısıyla suçüstü hâlinin de söz konusu olmadığı, sanığın üzerinde yapılan arama işleminin PVSK’nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek ve silah ya da tehlike oluşturan diğer bir eşyadan arındırmak amacıyla kişiler üzerinde yapılabilecek yoklama işlemi düzeyini aşan nitelikte ve orantısız olduğu, suç konusu uyuşturucu maddenin hukuka aykırı olarak elde edilen delil niteliğinde olması durumunda Anayasanın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMKnın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamayacağı dikkate alındığında; sanığın iç çamaşırının iç kısmında arama yapılmasına olanak sağlayan bir adli arama kararı veya yazılı arama emri bulunup bulunmadığının araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu kabul edilmelidir"
Yukarıda da açıkça belirtildiği üzere gereken koşulların oluşmadığı takdirde iç çamaşırı üzerinden yapılan arama hukuka aykırıdır.
Yine Polisin hiç bir somut delil ortaya sunmaksızın "şüphe üzerine" araç durdurulmuştur şekilde tutanaklara geçen tespit ile ne aracı durdurabilmesi ne de aracı ve içindekileri araması mümkün değildir.
2.. Arama işlemi Kanun’un öngördüğü usullere uygun olarak gerçekleştirilemediğinden, bu yolla elde edilen delil hukuka aykırı olduğu gibi suçun maddi unsuru olan ancak hukuka aykırı olarak elde edilen bu deliller sanığın önüne konulup, buna karşı diyecekleri sorularak alınan savunmanın dış müdahaleler olmaksızın, özgür iradeye dayanılarak yapıldığı söylenemez.
Hukuka aykırı olarak elde edilip, “delil” olma özelliği bulunmamasına rağmen, suçun sübutuna en büyük delil olarak sanığa gösterilerek, buna dayalı olarak alınan savunmadaki “ikrar” özgür iradeye dayalı olmayacağından, değer atfedilmemelidir.
Suçun maddi unsuru ortada yokken ikrarda bulunulsa bile bu ikrar soyut kalacağından, mahkumiyete yeterli delil olarak kabul edilemez. CGK’nın 25.11.2014 tarih ve 2014/166-514 sayılı, 28.4.2015 tarih, 2013/464, 2015/132 sayılı Kararlarında da hukuka aykırı olarak yapıldığı kabul edilen aramada elde edilen maddi delil dışındaki başkaca maddi delillerle desteklenmeyen ikrara dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı belirtilmiştir.
Açıklanan pozitif hukuk normları ve CGK Kararları karşısında; “hukuka aykırı biçimde” elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Bu husus, Avrupa İnsan Haklari Sözleşmesi’nin 6. maddesinde yer alan ve Anayasamıza da eklenen (m. 36) adil yargılanma hakkının gereğidir.
Nitekim müvekkil sanığın ikrar olarak nitelendirilecek savunması olsa bile, suçun maddi konusu olan eşya hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğinden, yok sayılması gerekir. Bu halde de ikrar soyut kalacak, mahkumiyet hükmüne esas alınamayacaktır.
3.. Müvekkilin üzerinden uyuşturucu çıkmamıştır, araçta bulunan diğer kişinin üzerinden uyuşturucu çıkmış söz konusu uyuşturucu hukuka aykırı arama ile araçta bulunan diğer kişinin iç çamaşırından çıkmıştır, ancak bu durum tutanaklara eşofmanın belinden çıktı şeklinde geçmiştir.
4.. DOSYAMIZDA NE ADLİ ARAMA KARARI, NE ÖNLEME ARAMASI KARARI, NE DE ÖNLEME ARAMASINA YÖNELİK AMİR EMRİ VARDIR.
Yargıtay 20. CD, 2015/15890, 2019/1726, 20.03.2019
"Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/1071 E., 2018/365 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Somut olayda, alınan ihbar üzerine; seyir halinde olan, sanık …’ın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı araç durdurularak araçta ve şahısların üzerine arama yapılması amacı ile aracın polis merkezi otoparkına çekilerek, sanık …’ın üzerinde yapılan aramada iç çamaşırında naylon poşet içerisinde, 64 adet uyuşturucu maddelerden MDMA içeren tablet ve sanık …’in iç çamaşırında naylon poşet içerisinde 160 adet uyuşturucu maddelerden Amfetamin içeren tablet ele geçirildiği anlaşılmıştır. Önleme arama kararına dayanılarak sanıkların iç çamaşırının aranamayacağı göz önüne alınarak sanıkların üst aramasına ilişkin olarak CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde “adlî arama kararı” alınmadan, sanıkların üzerinde arama yapılması hukuka aykırıdır. "
5.. Müvekkilin üzerinde uyuşturucu çıkmamışken sadece yanında bulunan kişinin hukuka aykırı arama ile üzerinden uyuşturucu çıkması bahane edilerek müvekkil aleyhine de uyuşturucu testi yapılması da hukuka aykırıdır.
Son Olarak.. İşbu kararın bu hali ile kesinleşmesi halinde kolluk tarafından elde edilen hukuka aykırı delillere Yargımız tarafından itibar edilmesi sonucunu ortaya çıkaracak olup, vatandaşların Anayasadan doğan temel haklarının ihlali için bir zemin oluşturacaktır. Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir ilkesi gereği ve temel hak ve özgürlüklerin korunması adına hukuka aykırı yollarla elde edilen delillere dayalı olarak yürütülen soruşturmaya ve kovuşturmada verilen mahkumiyet kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmak müvekkil açısından zaruri bir hal almıştır.
TALEP : Yukarıda arz edilen ve Başkanlığınızca re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlere istinaden yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkilin BERAATİNE karar verilmesini, müvekkil lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz. 11.12.2023
SANIK MÜDAFİ
AV. NASRULLAH KAYRA BOZKURT
e-imzalıdır.


