Tazminat Davasına İlişkin Bilirkişi Raporuna Karşı Beyan Dilekçesi
*** ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DOSYA NO: ***
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av. Nasrullah Kayra BOZKURT
KONU : Bilirkişi Raporlarına ve Esasa İlişkin Beyanlarımızın Sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR
Sayın Mahkemeniz nezdinde görülen davaya ilişkin olarak Adli Tıp Uzmanı ve Nitelikli Hesap Bilirkişisi raporları sunulmuştur. Bu raporlara karşı ve esasa karşı beyanlarımızı sunmak tarafımıza hasıl olmuştur. Şöyle ki:
1- Bilirkişi Raporlarına Karşı Beyanlarımız...
Bilirkişi raporları tarafımıza tebliğ edilmiş olup; raporlarda aleyhe hususları kabul etmiyoruz. Davacı raporlara konu edilen haksız fiillerin gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir somut delil sunamamıştır. Yine davacının manevi tazminat talebine konu olayların gerçek dışı olduğu, sayın mahkemenizce yapılan yargılama esnasında sabit olmuştur.
ÖZELLİKLE Özel *** Hastanesi tarafından dosyaya sunulan raporlarda davacının *** ve *** tarihlerinde iki kez hastaneye psikiyatri kliniğine gittiği görülmektedir. ANCAK ŞU DURUMUN ALTINI ÇİZMEK İSTERİZ:
DAVACI HAKKINDA DÜZENLENEN RAPORLARDA DAVACININ: HUZURSUZ, AŞIRI SİNİRLİ, DAHA ÖNCE PANİK ATAK TEDAVİSİ GÖRDÜĞÜ, 6 AY ÖNCE ANNESİNİN VEFAT ETTİĞİ, KENDİSİNİ ENERJİK HİSSETMEDİĞİ ,YAPTIĞI ŞEYLER İLE ÇELİŞTİĞİ YÖNÜNDE ŞİKAYETLERİ ÜZERİNE HASTANEYE BAŞVURDUĞU GÖRÜLMÜŞTÜR.
Davacı, Özel *** Hastanesi'ne olay tarihinden yaklaşık 5 ay sonra gitmiş olup; Davacının şikayetlerinin dosya kapsamında yaşanan olaylar ile hiçbir ilişiği olmadığı açıkça görülmektedir. Davacı daha öncesinde de panik atak yönünden tedaviler almış olduğunu, annesinin vefat etmesi nedeniyle psikolojik sıkıntılar çektiğini, hareketlerinin kendisiyle çeliştiğini, aşırı sinirli olduğu sebepleriyle psikolojik tedavi görmüştür. Bu nedenle buradaki masrafı haksız olarak müvekkilime dayatması tarafımızca kabul edilmemektedir.
Davacının Özel *** Hastanesi'ne şikayetlerinde müvekkilim ile ilişkilendirilebilecek herhangi bir sebep bulunmamaktadır. Davacı kendi iç sıkıntıları ve başkaca sıkıntıları nedeniyle psikolojik tedavi görmüştür. Bu uğurda davacının haksız MANEVİ TAZMİNAT taleplerinin reddi gerekmektedir.
2- Esasa İlişkin Olarak Beyanlarımız...
a. Davacı Haksız Fiile İlişkin İddialarını İspatlayamamıştır. Ceza mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanan kararı, kesinleşmiş bir mahkumiyet niteliğinde olmadığı gibi, TBK'nun 74. maddesi anlamında hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı yoktur
Ceza mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanan kararı, kesinleşmiş bir mahkumiyet niteliğinde olmadığı gibi, TBK’nun 74. maddesi anlamında hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı yoktur. Bu husus açıkça Yargıtay kararlarında da bu husus "Ceza mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanan kararı, kesinleşmiş bir mahkumiyet niteliğinde olmadığı gibi, TBK'nun 74. maddesi anlamında hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı yoktur." şeklinde belirtilmiştir. Bu nedenle davacının, Bu hususta*** Asliye Ceza Mahkeme'si ***2 E., *** K. Sayılı dosyasını delil niteliğinde huzura sunmasını reddediyoruz. Nitekim ceza mahkemesinin kararı hukuka aykırı olup, somut olaya ilişkin taraf beyanları, tanık beyanları ve deliller değerlendirilmeden müvekkillere "HAGB" hükümlerinin uygulanılması hükmedilmiştir. Davacı, huzurda görülen davada haksız fiile ilişkin herhangi bir somut delil sunamamıştır.
YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2017/2801 K. 2017/4714 T. 18.9.2017
"CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.” Ceza mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile sonuçlanan kararı, kesinleşmiş bir mahkumiyet niteliğinde olmadığı gibi, TBK'nun 74. maddesi anlamında hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı yoktur. Ceza dosyasının incelenmesinde, ceza mahkemesince hangi ifadelerin hakaret suçunu oluşturduğu, davalının leh ve aleyhine tanık beyanlarının hangisine üstünlük tanındığı, hangi tanık beyanına neden itibar edildiği de tartışılmadan, genel ifadelerle davalının cezalandırılmasına karar verilmiştir. Olayın akabinde sıcağı sıcağına Savcılık soruşturmasında alınan ilk tanık ifadeleri ve yargılama sırasında dinlenen tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesinde, davalının davacıya yönelik hakaret mahiyetinde söz ve davranışının varlığının sübut bulmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan kanun hükmü gereği, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmünün, hukuk hakimi yönünden bağlayıcılığı da yoktur.
Şu halde, mahkemece yukarda açıklanan olgular gözetilerek davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ile davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir."
T.C. YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ E. 2010/11397 K. 2011/13671 T. 19.12.2011
"Davalı ceza mahkemesinde davacıya karşı tehdit suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmış ise de, "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiğinden, bu ceza kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı değildir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi."
T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2011/19-639 K. 2012/30 T. 01.02.2012
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin bir mahkumiyet anlamında değildir.Bu sebeple ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından BK.'nun 53.maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlamayacaktır. Aksi düşünüldüğü taktirde beş yıllık deneme süresi içinde bir suç işlendiğinde mahkemece hüküm açıklanacak ve temyiz hakkı doğacak ;şayet yapılan temyiz incelemesinde ceza mahkemesi kararı bozulursa hukuk mahkemesinin kararının dayanağı ortadan kalkacak ve yargılamanın yenilenmesi gündeme gelecektir.Bu durum ise adalete olan güven saygıyı zedeleyecektir."
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda izah edilen, dosya kapsamında alınan raporlar ve Sayın Mahkemenizin gözeteceği sebepler ile
1- Gelen raporlarda aleyhe hususları kabul etmediğimizi bildirir, raporlarda aleyhe olan hususların HÜKME ESAS ALINMAMASINI,
2- Davanın REDDİNE,
3- Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten saygıyla arz ve talep ederiz. 30.04.2025
DAVALI VEKİLİ
AV. NASRULLAH KAYRA BOZKURT
e-imzalıdır.


