Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu (Alkol Etkisinde iken Araç Kullanma Suçu) Savunma Dilekçesi

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu (Alkol Etkisinde iken Araç Kullanma Suçu) Savunma Dilekçesi

*** ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

DOSYA NO : ***

SANIK : ***

MÜDAFİ : Av. Nasrullah Kayra BOZKURT

KONU : Müvekkile karşı açılan kamu davasına karşı beyan ve savunmalarımızın sunulmasından ibarettir.


AÇIKLAMALAR


1- Yukarıda esas numarası verilen dosyada müvekkil sanık hakkında alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanmaktan dolayı TCK 179/3 delaletiyle TCK 179/2 maddesinden dolayı kamu davası açılmıştır.

Müvekkil aleyhine Sayın Mahkemeniz nezdinde görülmekte olan iş bu davaya yönelik olarak iddianamedeki ve polis tutanaklarındaki müvekkil aleyhinde olan iddiaları kabul etmiyoruz.

2- Müvekkil, sevk ve idaresindeki **** Plaka sayılı araç ile ***2024 tarihinde gece vakti saat 1:24 sularında rutin trafik kontrolü sırasında durdurulmuş ve alkolmetre ile yapılan ölçümde 1.06 promil alkollü olduğunun tespitinde bulunulmuştur. 

3- Müvekkilim, yapılan ölçüme Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. Maddesi gereği itiraz etmiş ve alkollü olmadığını, kendisinin kan vermek üzere sevkinin yapılmasını istemiştir. Ancak ilgili ekipler tarafından bu istemi dikkate alınmayarak müvekkil gözaltına alınmış ve ***u Polis Merkezine götürülmüştür. Müvekkilim, emniyette verdiği ilk ifadesinde de yapılan alkol testinin hatalı olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir ancak bu itirazları dikkate alınmamıştır. Müvekkilimin ifadesi alınmış ve gece 03.00'da serbest bırakılmıştır. Müvekkilim, serbest bırakıldıktan sonra doğrudan *** Şehir Hastanesi'ne giderek 02.06.2024 tarihinde gece saat 04.15'te kan testi yaptırtmıştır. Müvekkilim, yaptırmış olduğu test sonucunda kanında 0.3 promilden daha az bir alkol olduğunu öğrenmiştir. Sayın Mahkemenizce, *** Şehir Hastanesi'ne yazılacak müzekkere sonucunda müvekkilin kanında bulunan alkol miktarına ilişkin tahlillerinin alınmasını talep ederiz.

4- Sayın Mahkemenizce de bilineceği üzere Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel verilerine göre promil seviyesi her bir saat itibariyle 0,15 birim azalmaktadır. Bu durum kişiden kişiye göre birkaç birim az ya da fazla olarak görülebilmektedir. Kolluk tarafından müvekkile yapılan alkolmetre ölçümünün saati 1.24 olup; bu ölçümden 2.5-3 saat sonra müvekkil tekrardan kan verip ölçüm yaptırmıştır. Yapılan ölçümün yanlış olduğu, yapılacak ufak hesaplamalar ile sabittir. Zira müvekkilin üç saat sonra tekrardan ölçüm yaptırması sonucunda kanındaki alkol miktarının 0,45 birim ile 0,50 birim arasında bir azalmaya uğraması gerekmektedir. 

Bu uğurda müvekkilin kendi marifetiyle yaptırmış olduğu tahlillere göre Adli Tıp Kurumu'nun verileri göz önünde bulundurularak müvekkilin gece 1.24 (kolluk tarafından yapılan ölçümün saati) sıralarında kanındaki alkol miktarı 0,80 promili geçmeyecektir. Zira müvekkilim de bu yönde itirazlarda bulunmasına rağmen kolluk tarafından kanuna ve yönetmeliğe aykırı olarak rapor aldırılmadan gözaltına alınmıştır. 

5- Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel verileri, yerleşik Yargıtay kararları da göz önünde bulundurularak müvekkilin olay saati olarak belirtilen gece 1.24 sıralarında 1,06 promil alkollü olma ihtimali bulunmamaktadır. -Kabul Anlamına Gelmemek ile birlikte- müvekkilin kanında belirli bir miktarda alkol olması durumunda bile alkol oranının 1 promilden yukarı bir değerde olmasının mümkün olmadığı aşikardır. 

Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/608

TCK’nın 179/3. maddesinde sözü edilen alkol, alkollü içki yapımında kullanılan alkol türü olan etanoldür (etil alkol). Promil ise, alınan alkolün 100 mililitre kandaki oranını miligram cinsinden gösteren ölçü birimidir. Alkolün ağırlığı, kanın ise hacmi dikkate alınarak kurulan orantı üzerinden kandaki alkolün promil cinsinden seviyesi belirlenir. Örneğin 0,40 promil, 100 mililitre kanda 40 miligram alkol bulunduğunu gösterir. Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunca vücuda alınan etil alkolün kandaki seviyesinin ortalama olarak saatte 0,15 promil azaldığının tıbben bilindiği belirtilmektedir.

6-  Müvekkilin ölçüm saatinde kanında 1 promilden daha az alkol bulunması nedeniyle, re'sen TCK'nın 179. Maddesinin uygulanamayacağı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun kararlarıyla sabittir. Bu hususta Yargıtay, "Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır." demiştir. Somut olayda herhangi bir kaza olmadığı gibi müvekkil normal bir şekilde seyir halindeyken rutin trafik denetimine alınmıştır. Yine müvekkilin alınan adli muayene raporunda araç sürmesini engelleyecek, herhangi bir olumsuz fonksiyona rastlanmamıştır. Müvekkil hakkında düzenlenen 2024/*** numaralı iddianame hukuka aykırıdır. Zira iddianame de müvekkil hakkında kamu davası açılmasının sebebi olarak "1.00 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin belirtildiği, şüphelinin de dosya içerisinde mevcut alkol raporuna göre 1,06alkollü olduğu ve almış olduğu alkolün etkisiyle trafiğe çıkarak üzerine atılı suçu işlediği.."  gösterilmiştir. Ancak müvekkilin denetimin yapıldığı saatte vücudunda bulunan alkolün promilinin 1'den yukarı olmadığı aşikardır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/608

Maddede hangi orandaki alkolün güvenli araç kullanma yeteneğini ortadan kaldıracağına ilişkin bir ölçüt belirlenmemiştir. Bu nedenle somut olaydaki durumun araştırılması gerekmektedir. Esasen bilimsel olarak da kanda bulunan belirli bir alkol oranının her insanda aynı sonuca yol açtığı söylenemez. Bunda kişinin bünyesel özellikleri, yaşı, cinsiyeti, alkol kullanma sıklığı vb. etmenler rol oynamaktadır. Kandaki alkol oranı, olay tarihi itibarıyla saptanabilmelidir. Önemli olan, suç oluşturduğu kabul edilen davranışın icra edildiği sırada failin kanındaki alkol oranıdır. Kandaki alkol oranının her saat için ortalama 0,15 promil azaldığının bilimsel olarak kabul edilmesi nedeniyle olaydan sonraki saatlerde yapılacak ölçümlerde bu hususun gözetilmesi gerekir. Hâkim, alkol oranını, olay tutanağını, bilimsel görüşleri ve failin aracı kullanma şekli, olay sonrasındaki konuşmaları ve diğer hareketleri gibi harici davranışlarına ilişkin tanık gözlemlerini değerlendirerek suçun oluşup oluşmadığını takdir etmelidir. Önemli olan husus, alkol oranı ve failin olay sırasındaki davranışları gibi bilgilerden hareketle alınan alkol nedeniyle aracı güvenli kullanma yeteneğinin azaldığının tespit edilebilmesidir. (Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara, 2014, s. 5525-5531.) Öte yandan, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu tarafından, 0,30 promil ve altında kan alkol düzeyine sahip olan olan kişilerin aksi ispatlanmadıkça güvenli sürüş (araç kullanma) yeteneklerinin bozulmadığının, 1,01 promil ve üzerinde kan alkol düzeyine sahip sürücülerin ise bireysel farklılıkları ortadan kaldırabilecek ölçüde alkollü olduklarının ve bu seviyede alkol tesiri altındaki sürücülerin emniyetli sürüş yeteneklerinin olumsuz olarak etkilendiğinin kabulü gerektiği, 0,31-1,00 promil kan alkol seviyesine sahip sürücülerin ise güvenli sürüş yeteneğini kaybedip kaybetmedikleri hususunun ivedilikle yapılacak detaylı bir hekim muayenesi ile tespit edilmesi gerektiği belirtilmekteydi. (Faruk Aşıcıoğlu-Belkıs Yapar-A.ye Tütüncüler- Ahmet Belce, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Açısından Alkol, Adli Tıp Dergisi, cilt 23, sayı 3, 2009, s. 15.)...

Yapılan tespit sonucunda, 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.

Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır.

7- Alkolmetre'nin yanlış ölçüm yapması, hata payı unsuru göz önünde bulundurulmalıdır. Trafik polisleri ve jandarma tarafından yapılan uygulamalarda karşılaşılan bazı durumlarda alkolmetre ölçümü hatalı sonuçlar verebilmektedir. Bu duruma sebep olan etkenlerden başlıcaları, alkol bazlı ağız temizleme losyonları, ağız alkolü ve alkolmetre cihazlarından kaynaklanan problemlerdir. Bu hususta İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği bir kararında %0.3'lük hata payının mümkün olduğunu kabul etmiştir. Huzurda görülen dava da bu ölçüde bir hata payının kabulünde dahil müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediğinin kabulü gerekmektedir. 

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re'sen gözetilecek sebepler ile

Müvekkilin üzerine atılı TCK. M.179/3'te belirtilen suçun unsurlarının oluşmamış olması ve müvekkilin suçsuz olması sebebiyle BERAATİNE karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 24.10.2024

SANIK MÜDAFİ 

AV. NASRULLAH KAYRA BOZKURT

    

05447446072