Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu Savunma Dilekçesi
*** AĞIR CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO : ***
SANIK : ***
MÜDAFİ : Av. Nasrullah Kayra BOZKURT
KONU :*** Tarihli Celseye İlişkin İddia Makamının Mütalaasına karşı itiraz ve beyanlarımıza yönelik dilekçemizin sunulmasından ibarettir.
AÇIKLAMALAR
Öncelikle belirtmek isteriz ki huzurda görülen davada müvekkilim yerel mahkeme aşamasında beraat etmiş, daha sonrasında istinaf aşamasında müvekkilin beraati onanmış, ancak dosya Yargıtayda dosya üzerinden eksik inceleme yapılması neticesinde bozularak tekrardan mahkemenize gönderilmiştir. Müvekkil aleyhinde herhangi bir somut delil, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında elde edilemediği gibi müvekkilin lehine birçok delil mevcuttur. Ancak iddia makamı bu hususta sanığa karşı yalnızca aleyhe olabilecek deliller üzerinde durmuş olup, müvekkilin lehine olan delil ve beyanları görmezden gelmektedir. Bu nedenle öncelikle iddia makamının mütalaasını ve Yargıtayın bozma ilamını kabul etmemek ile birlikte; iş bu dilekçemizin kabulünü talep ederiz.
Sayın Mahkemeniz huzurunda görülen davanın ***2024 tarihli duruşmasında iddia makamının mütaalasına karşı beyanda bulunmak tarafımıza hasıl olmuştur. Öncelikle iddia makamının mütaalasına katılmıyoruz. Dilekçe konusu mütalaa olay içerisinde elde edilen delillere, taraf ve tanık beyanlarına ve olay olgusuna aykırı olarak beyan edilmiş olup hukuka aykırıdır. Şöyle ki:
1- İddia Makamının Mütalaasında "Sanıklar ***, *** ve S***'ın üzerilerine atılı bulunan eylemleri olan uyuşturucu madde ticareti suçuna uyan TCK'nın 188/3,188/5. Maddeleri gereğince CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; TCK'nun 53/1 maddesinde belirtilen hakların, TCK.nın 53/2 maddesi uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK.nın 53/3.maddesi uyarınca TCK.nın 53/1.c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar yoksunluğuna HÜKMEDİLMESİNE" şeklindeki talep mütaalasına karşı itirazlarımız.
Yine *** Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma kapsamında müvekkil üzerine atılı suç bakımından müvekkil aleyhine delil oluşturacak herhangi bir somut olguya rastlanılmamıştır.
1- Müvekkilin dava konusu araçta bulunmasının sebebi, diğer sanıklar tarafından da açıkça belirtildiği üzere taksicilik mesleği icra etmesi nedeniyle diğer sanık şahısların Diyarbakır-Ankara arasında şoförlüğünü yapmaktan ibarettir.
Müvekkil taksici olup, 10 yılı aşkın süredir taksicilik yapmaktadır. Nitekim uyuşturucu madde ticaretinden ziyade uyuşturucu madde kullanıcısı dahi değildir. Olay gününe dair müvekkil ve diğer sanıkların savunmalarında da açıkça görüldüğü üzere müvekkil öncelikle***, daha sonrasında***'ın Ankara'ya kadar yolculuklarında şoförlüklerini (taksicilik mesleğini) icra etmektir.
*** Ağır Ceza Mahkemesi, *** E. Sayılı dosyasının***2022 tarihli duruşmasında Sanık ***'ın Savunması
İstanbul ilinde tekstil işinde iş buluştum, ancak benim hes kodum ve aşım olmadığı için İstanbul'a gidemiyordum, *** benim çocukluk arkadaşım olur, ben onunla konuşurken İstanbul iline nasıl gideceğimi sordum, o da bana araba kiralarız o şeklide seni götürürüz dedi, daha sonra biz sanık *** ile 6.000 TL'ye Ankara iline gitmek üzere anlaştık, ziraa İstanbul iline gitme konusunda anlaşsaydık pahalı çıkacaktı,bunun 3.000 TL'sini arkadaşım ve aile dostum olan ***ın hesabından, sanık *** eşi *** hesabına gönderdim, 3.000 TL parayı ise daha sonra verecektim, *** ile anlaştıktan sonra *** ile konuşurken İstanbul iline gideceğimi söyledim,o da bana Ankara iline gideceğini söyledi, bende araç kiraladığımı ve bu şeklide İstanbul iline gideceğimi söyledim, o da bana Ankara ilinde işim var bende gelebilirim seninle dedi, bende o zaman mazot parasını karşılarsan beraber gidelim, ben Ankara'dan otobüs ile geçerim dedim, dedi
*** Ağır Ceza Mahkemesi,*** E. Sayılı dosyasının ***2022 tarihli duruşmasında Sanık ***'ın Savunması
Ben Ergani de iş yerimde oturuyordum, *** benim arkadaşım olur, onunla telefonla konuşuyordum, benim Ankara iline gitme planım vardır, araba alım satım işi ile uğraşırım, *** ile konuşurken bana İstanbul iline gideceğini söyledi, bende kendimin Ankara iline gitmek istediğimi söylerdim, beni de götürmesini istedim, mazot parasına yardım edeceğini söyledim, sanıklardan *** daha önce bir kaç defa gördüm ancak samimiyetim veya arkadaşlığım yoktur,
2- Bozma Kararı Öncesi Yerel Mahkeme Dava Dosyasında Açıkça Görülmektedir ki: Suç Konusu Maddeler İle Araç İçerisinde Bulunan Şahısların Müvekkil ile Uyuşturucu Maddelerine İlişkin Herhangi Bir Bağlantısı Yoktur.
Dosya Konusu Uyuşturucu Maddeler, Diğer sanık ***'ın kendisinin olduğunu kabul etmiş olup, dosya konusu olay sürecinde maddeleri müvekkil *** göremeyeceği yerlerde muhafaza etmiş olduğu sanık *** tarafından açıkça belirtilmiştir.
*** Ağır Ceza Mahkemesi,*** E. Sayılı dosyasının***2022 tarihli duruşmasında Sanık ***'ın Savunması
Arabaya binmeden önce uyuşturucu maddeler elbise poşetimin içindeydi, ben bu poşeti valizimle birlikte aracın bagajına koydum, poşetin rengi koyu renkti, poşetin içerisinde sadece uyuşturucu madde yoktu, elbiseler de vardı, dolayısıyla *** da dahil olmak üzere dışarıdan bakan bir kişi poşetin içerisinde uyuşturucu madde olduğunu göremez.
Uyuşturucu maddeler, taraflar yola çıkmadan önce araca yerleştirilmemiş olup, yine sanık beyanlarında da açıkça görüleceği üzere müvekkil ***'ın istirahat etmek amacıyla uyuduğu sırada sanık ***'ın uyuşturucu maddeleri olay konusu aracın belirli başlı kısımlarına saklamak amacıyla yerleştirdiği diğer sanık ***'ın kendisi görmesiyle birlikte yerleştirdikleri açıkça belirtilmiştir.
***Ağır Ceza Mahkemesi, *** E. Sayılı dosyasının***2022 tarihli duruşmasında Sanık ***'ın Savunması
Olay günü gece saat 11:00 gibi Ergani'ye geldiler, oturduk yemek yedik, *** yorgun olduğunu söyledi, uzandı ve uyudu, daha sonra biz *** ile çay içip muhabbet ettik, yaklaşık 30 dakika sonra ***'İ uyuşturucu maddeleri arabada saklarken gördüm, şöyle ki dışarı çıktığımda *** arabanın bagajını açıyordu, arabanın bagajını açtıktan sonra elindeki poşetle uğraşıyordu, elimde çay vardı, ona çay götürmüştüm, oradan bir paket çıkardı, bende ne olduğunu sordum, o da içimlik uyuşturucu madde olduğunu söyledi, bende kendisini ikaz ettim, ondan sonra ben eve geçtim, o ise orada kaldı bir süre sonra yanıma geldi, dışarıda *** tek başına ne kadar kaldığını hatırlamıyorum, ben ***'İ sadece tek 1 parça yerleştirirken gördüm, diğerlerini yerleştirirken görmedim, bu parçayı yerleştirirken yardım etmedim, bu parçayı yerleştirirken *** yatıyordu, *** uyandıktan sonra saat 02:00 gibi yola çıktık
*** Ağır Ceza Mahkemesi,*** E. Sayılı dosyasının ***2022 tarihli duruşmasında Sanık****'ın Savunması
Burada ***'ın evinin altındaki iş yerine vardık, daha sonra şoför arkadaş yorgunum ben dedi ve o uyudu, biz *** ile oturduk, muhabbet ettik, sigara içtik, araba bagajında olan uyuşturucu maddeleri ben götürdüm, sakladım, ben maddeleri arama tutanağında belirtilen yerlere saklarken yanıma *** yanıma geldi, bunlar ne dedi, bende içmelik olduğunu söyledim, o da bana nereye götürüyorsun dedi, bende ne kadar kalacağım belli değil o yüzden yanımda götürüyorum, dedim, o da bana Ankara da kendisine içimlik vermemi istedi, para teklif etti, bende paraya gerek yok veririm dedim, ben uyuşturucu maddeleri saklarken *** beni görüp bu diyalogu yaptıktan sonra eve gitti, uyuşturucu maddeleri saklamama yardım etmedi, benim uyuşturucu maddeleri saklamam 15-20 dakika sürmedi,
Müvekkilden alınan idrar örnekleri doğrultusunda gelen hastane raporlarından da açıkça müvekkilin uyuşturucu madde kullanıcısı olmadığı görülmüştür. Sonuçlar negatiftir.
Yine Müvekkilin Sabıka kaydında açıkça görülmektedir ki; müvekkilin daha önce uyuşturucu madde kullanma veya ticareti hususunda hakkında herhangi hukuki bir işlem tesis edilmemiştir.
3- MÜVEKKİLİN ALEYHİNE HİÇBİR DELİL, PARMAK İZİ, TELEFON KAYDI, HTS KAYDI, MESAJ KAYDI, UYUŞTURUCU MADDE SUÇLARI KAPSAMINDA BİR SUÇ GEÇMİŞİ, YAKALANAN UYUŞTURUCU MADDELER ÜZERİNDE HERHANGİ BİR PARMAK İZİ YA DA MADDELERİN SAHİBİYLE İLİŞİĞİ BULUNMAMASINA KARŞIN; MÜVEKKİLİN NEDEN CEZALANDIRILMAK İSTEDİĞİ TARAFIMIZCA ANLAŞILAMADIĞI GİBİ HUKUKA VE VİCDANA AYKIRIDIR. NİTEKİM YALNIZCA TAKSİCİLİK MESLEĞİNİ İCRA ETTİĞİ İÇİN BİR KİMSENİN UYUŞTURUCU TİCARETİ SUÇUNDAN YARGILANMASI DAHİL HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI İKEN; ÜLKEMİZDE TAKSİCİLER ARAÇLARINDA ÖLÜMLE SONUÇLANMAK ÜZERE BİRÇOK SALDIRIYA MARUZ BIRAKILIRKEN, BÖYLE BİR SUÇ İSNADINDA BULUNULMASI TARAFIMIZCA KABUL EDİLEMEZ NİTELİKTEDİR.
4- MÜVEKKİLİN DOSYA KONUSU OLAY İLE TEK İLİŞİĞİ: MÜVEKKİLİN TAKSİCİLİK MESLEĞİNİ İCRA ETMESİ NEDENİYLE, ÜCRETİ MUKABİLİNDE ŞOFÖRLÜK HİZMETİ VERMESİNDEN İBARETTİR.
Uyuşturucu ticarete suçu kapsamında yerleşik içtihatlar ve Yargıtay kararlarında da Uyuşturucu Madde Ticareti (TCK m.188) suçu kapsamında suç ile failin ilişkilendirilebilmesi adına gerçekleşmesi beklenen koşulların hiçbiri gerçekleşmemiş olup, bu hususta yapılan Soruşturma, Kovuşturma kapsamında müvekkil aleyhine herhangi bir somut delil, telefon kaydı, mesaj kaydı, para transferi vs. Gibi somut olgular bulunmamaktadır.
Müvekkil yalnızca mesleğini icra etmesi nedeniyle böyle ağır bir suçun isnadıyla karşı karşıya kalmıştır. Yaşanan bu olay birçok farklı etken ile birlikte her insanın başına gelebilecek düzeyde bir olaydır. Olayda herhangi bir şüphe gerektirecek husus dahi yoktur. Bu nedenle müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu kanaatindeyiz.
5- Müvekkil sabit yerleşim yeri sahibi olduğu gibi müvekkil taksicilik mesleğinde 10 yılın üzerinde bir çalışma süresi bulunmaktadır. Herhangi bir suç kaydı olmayıp, suça karışmamıştır. Adli sicil kaydında herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır.
MÜVEKKİLİN TAHLİYESİ SAĞLANDIKTAN SONRA Kİ 2 YILLIK SÜREÇ İÇERİSİNDE MÜVEKKİLİN YURT DIŞI YASAĞININ BULUNMAMASINA KARŞIN MÜVEKKİL HERHANGİ BİR KAÇMA FİİLİNDE BULUNMAMIŞ, MASUMİYETİ KARŞILIĞINDA TEMYİZ AŞAMASINDA DOSYANIN BOZULMUŞ OLMASINA KARŞIN İŞ BU TUTUKLANDIĞI DAVANIN DURUŞMASINA BİZATİHİ KATILMIŞTIR. MÜVEKKİLİN HERHANGİ BİR KAÇMA SAİKİYLE HAREKET ETMEDİ, KENDİSİNİN HERHANGİ BİR SUÇUNUN OLMADIĞI SARİHTİR.
6- Sayın Mahkemenizden Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Doğrultusunda Karar Verilmesini Talep Ederiz.
Müvekkilin üzerine atılı suçun işlediğinin sabit olmadığı açıktır. “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi; ancak sanığın atılı suçu işlediğinin, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve hukuk uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispatlanmış olması halinde sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesini öngörür. Bu durum “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin doğal bir sonucu olup, buna uyulmadan, bir başka ifadeyle, kişinin o suçu işlediğinin sabit olduğu ortaya koyulmadan, tahmin ve varsayımlara dayalı olarak kurulan mahkumiyet hükmü, Anayasa m.38/4’de güvence altına alınan suçsuzluk/masumiyet karinesini ihlal eder.
Ceza Muhakemesi Hukukunun amacının maddi gerçeğe ve adalete ulaşmak olduğu gözönünde bulundurulduğunda, yüksek ihtimalle veya gerçeğe en yakınlık üzerinden müvekkil sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, maddi gerçeğe kesin olarak ulaşılmadan karar verildiği anlamına gelecektir. Bu nedenle; müvekkil sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin, maddi gerçeği kesin olarak yansıtmaması nedeniyle müvekkil sanığın beraatına karar verilmesi şarttır.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz, Sayın Mahkemenizce re'sen göz önünde bulundurulacak sebepler ile birlikte;
1-) İddia makamının mütalaasına itirazımızın kabul edilmesini,
2-) Sayın Mahkemenizce dosya kapsamında elde edilen delillerin bir bütün halinde incelenerek müvekkilin lehine olan hükümlerin uygulanarak, BERAATİNE karar verilmesini
Saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. 11.03.2024
SANIK MÜDAFİ
AV. NASRULLAH KAYRA BOZKURT
e-imzalıdır.


